Covid-19 adlı yeni Koronavirüs, 120’den fazla ülkeye yayıldı. Ülkemizde de görülmeye başlayan virüse ilişkin KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Birol Özkalp, altın niteliğinde tavsiyelerde bulundu.

 

Koronavirüs’ün uluslararası bir enfeksiyona dönüşmesine neden olan faktörleri sıralayan Özkalp, “Virüsün bu kadar hızlı yayılarak uluslararası bir enfeksiyon oluşturmasındaki nedenleri araştırdığımızda; dünya olarak hazırlıksız yakalanma, ne olduğunu anlayamama ve bunlara ek olarak bilinen bir virüsün mutasyon geçirerek yeni tiplere dönüşmesi gibi faktörler karşımıza çıkıyor. Ülke olarak tüm dünyadan daha önce tedbir aldığımız ortada. Virüsün çok yayılmamasını bu tedbirlere borçluyuz.” dedi.

    “Peygamber Efendimiz, 7. Yüzyılda Karantina Konusunda Uyarmıştır”

Karantina faaliyetlerinin virüs üzerindeki etkilerini değerlendiren Özkalp, “Karantina çok eskiden beri kullanılan bir yöntem. Avrupa’da karantina faaliyetleri 14. yüzyılda başladı. Peygamber Efendimiz ise, 7. Yüzyılda, bir yerde taun (veba) varsa oraya girmemeyi; bulunulan bir yerde taun çıkarsa da oradan ayrılmamayı buyurmuştur. Karantina yönteminde enfekte olmuş hastayı diğer insanlara virüs bulaştırmaması için onlardan ayırıp izole ediyoruz. Bu virüsü, kuluçka döneminde on dört gün süreyle gözlem altında tutuyoruz. Dolayısıyla karantina, çok büyük önem arz ediyor.” ifadelerine yer verdi.

           “Kimler Tehdit Altında?”

Koronavirüse karşı tehdit altında bulunan kişi ve gruplara dair önemli açıklamalar yapan Özkalp, “Koronavirüs, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler; yani iki yaş ve altı çocuklar ile yaşlıları etkileyebiliyor. Bu nedenle gençlerimiz bu virüsten çok korkmamalıdır. Zira iki ve yirmi beş yaş arası dönem, bağışıklık sisteminin tam olarak oluştuğu ve geliştiği bir dönemdir. Yaşlılar ise bağışıklık sistemleri zayıf olduğu için risk altındadır. Hastada diyabetik veya solunum güçlüğü gibi başka bir hastalık varsa, virüs yine tehdit olabiliyor.” dedi.

            “Erken Teşhis Önemli”

Kuru öksürük, ateş vb. belirtiler durumunda kişilerin Koronavirüs yönünden incelenmesi gerektiğinin altını çizen Özkalp, “Her üst solunum yolu rahatsızlığı, Koronavirüs olduğu anlamına gelmez. Fakat erken teşhis önemli olduğu için bir solunum yetmezliği, solunum güçlüğü varsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Koronavirüs yönünden hastalardan alınarak incelenen örneklerin sonuçları negatif çıkarsa bir problem yok demektir. Aksi durumda, belirti gösteren kişilerin on dört günlük kuluçka döneminde izole edilmesi çok önemlidir.” şeklinde konuştu.

Koronavirüse karşı alınması gereken önlemlere değinen Özkalp, “Bütün enfeksiyon hastalıklarında alınan önlemler burada da geçerlidir. En başta kalabalık ortamlardan uzak durmak, büyük önem arz ediyor. Kolonya gibi alkol bazlı temizlik maddelerinin de kullanılmasını tavsiye ediyoruz. El yıkamak ve hapşırıkta ağzı kapatmak gibi kişisel hijyen alışkanlıklarına da dikkat etmek gerekiyor. Koronavirüs, solunum yoluyla hatta gözlerden dahi girebilen bir virüstür. Ayrıca girdiği yerde çoğalıp hedef organa gidiyor.” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: KTO Karatay Üni. Kurumsal iletişim koordinatörlüğü

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Lütfen isminizi buraya giriniz