Sarıkeçili Yörükleri Mersin-Konya arasında göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Türkiye’nin son göçer topluluğudur.

Türkiye’de Sarıkeçili Yörükleri 150 kadar aileyle (yaklaşık 800-1000 kişi) halen bu kültürü yaşatmaya devam etmektedir.

Sarıkeçili isminin kökeni noktasında iki farklı yaklaşım öne çıkmaktadır. Bunlardan ilkinde bazı aşiretlerin Karakeçili, Sarıkeçili gibi keçi adlarıyla anılmaları besledikleri keçi türünün renginden kaynaklı olabileceği yönündedir.

İkinci yaklaşımda ise renklerin Türk kültüründeki anlam zenginliği ve renklerin yönleri ifade etmede kullanımına yönelik olabileceği görüşüdür. Buna göre sarı, (kara=kuzey, kızıl=güney, gök=doğu, ak=batı) dört ana yönü temsil eden renkler dışında merkezi, hakimiyeti ve kuvveti ifade eder.

Sarıkeçili Yörükleri Anadolu’da geniş bir alana dağılmış olsa da göçebe olarak Toroslar ve Afyon-Uşak bölgesinde yoğun olarak görülürler. Sarıkeçili Yörüklerinin göç zamanı iklimsel şartlara göre küçük değişkenlikler gösterir.

Keçi sürülerinin üreme ve beslenme dönemlerine uygun olarak nisan ayının ortalarında başlayan göç eylül ayında tamamlanır.

Yaklaşık 250-300 kilometre olan yolculukta sürülerini yaya olarak ilerleten Yörükler bir günde bazen 4-5 km bazen de 30 km kadar yol kat ederler. Kilometreler arasındaki bu farklılık beklenmeyen şiddetli bir yağmur gibi iklim koşullarından kaynaklı olabileceği gibi güzergâhta konaklama için yapılacak bölgenin durumuna göre değişmektedir.

Mayıs ayı içinde Karaman-Konya’daki yaylalara ulaşan Yörükler tüm yaz boyunca “yurt” olarak adlandırdıkları farklı noktalara çadırlarını kurarlar. Ağustos ayında başlayan geriye dönüş eylül aylarında Mersin’deki kışlaklarda son bulur.

Göçerler yolculukları boyunca ve yaz aylarında barınak olarak kurulumu pratik, kıl çadırları tercih ederler. Kışın ise yağmur ve soğuklara karşı korunaklı, odun sobası ile ısıtma  sağlanan manar adı verilen barakaları kullanırlar.

FOTOĞRAFLAR: Şenol ÇÖM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Lütfen isminizi buraya giriniz